23
Oct
06

Paranoyaklık

Emre:
Paranoya konusunda internette bir çok İngilizce kaynak var. Pek derinlemesine araştırmadım ama elle tutulur Türkçe bir kaynak bulamadım. Eğer konuya olan ilgi artar ve belli bir düzeye gelirse! elimdeki kaynaklardan bir özet yapabilirim. Fakat kanımca şimdilik bu kadarı yeterli olacaktır.

Alıntı: Paranoya Çoğumuz ara sıra başkalarının bize düşmanca davrandığı duygusuna kapılırız. Ancak paranoyaklar, sürekli olarak komşuları, birtakım garip “yaratıklar”, hatta Merihliler olabilecek bir grup “kötünün” tehdidi altında bulundukları hezeyanı içindedirler. Paranoya, karmaşık bir ruhsal hastalıktır. En çarpıcı belirtileri hezeyanlardır. Paranoyak kişi başkalarının kendisine haksızlık yaptığına, eziyet ettiğine inanır. Bu “kötü niyetli başkaları”, Merihlilerden casuslara ve televizyon spikerlerine kadar uzanan çok çeşitli kişiler olabilir. Nedenleri Paranoya, genellikle bir psikoz, yani akıl hastalığı belirtisidir ve nedeninin kısmen kalıtsal, kısmen de çevre etkilerine bağlı olduğu düşünülmektedir. Araştırmalar, aynı genetik yapıya sahip tek yumurta ikizlerinin ya birlikte paranoyak olduklarını ya da olmadıklarını, oysa farklı genetik yapıları olan çift yumurta ikizlerinde bu birlikteliğin çok daha az olduğunu göstermektedir. Sonuç, bir tür kalıtsal etkinin var olduğu görüşünü desteklemektedir. Öte yandan, çevrenin yarattığı stresler, belli aile içi ilişki biçimleri ve yaşam tarzları da paranoya olasılığını artırmaktadır. Ancak kalıtsal yatkınlık olmaksızın bu etkilerin paranoyaya yol açma olasılığı düşüktür. Aşağı yukarı herkes zaman zaman kendisiyle “uğraşıldığı” düşüncesine kapılır. Ama bu geçicidir ve değişen koşullarla birlikte ortadan kalkar. Ancak eğer kalıtsal etken söz konusuysa belirtilerin dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Araştırmalar, anne – babaları paranoyak olanların en yüksek risk grubuna girdiklerini göstermektedir. Paranoya, daha çok ileri yaşlarda ve toplumun alt tabakalarından kişilerde görülmektedir. Dikkatli incelemeler, bu ruhsal rahatsızlık ciddileştikçe, gerek hastalığının, gerekse kendisine kötülük edildiği duygularının yoğunlaşması sonucu hastanın, insanlarla yakın ilişkilerden kaçındığını, bunun da onu toplam merdiveninin alt basamaklarına doğru ittiğini ortaya koymaktadır. Paranoya, kendi başına pek tehlikeli değildir. Ama daha tehlikeli bir durumun, yani paranoid şizofreninin bir ön uyarısı olabileceği unutulmamalıdır. Kötülük görme duyguları bazen, misillemede bulunma arzusu ya da içinde bulunduğu durumla kendi başına, başa çıkma düşüncesini doğurabilir. Sözgelimi insanların kendisini ve başkalarını radyodan çıkan elektrik dalgalarıyla ele geçirdiğine inanan bir paranoyak, karşı önlem almanın görevi olduğunu düşünebilir ve harekete geçebilir. Ama gerçek bir tehlike olasılığı pek azdır, çünkü hasta kişi aynı zamanda çok tedirgin ve korku içinde olduğundan, tehditleri yalnızca sözde kalır. Belirtiler Hasta çok canlı sanrılar yaşayabilir, olmayan sesler işitebilir. Günlük olaylara, rastlantılara, başkalarının sıradan hareketlerine, kendine ilişkin olağanüstü anlamlar verir. Kulak misafiri olduğu konuşmaların kendisine ilişkin olduğunu, bunun herkesin ona karşı birleşmiş olduğunu kanıtladığına inanabilir. Sokaklarda, rastlantı sonucu birbirine benzer insanlar görse, izlendiği kanısına kapılabilir. Sonuç olarak, paranoyak kişi çoğunlukla korkak, kafası karışık ve sinirlidir. Yine de, başka akıl hastalıklarına oranla, düşünme ve öteki zihinsel süreçlerde fazla bir bozulma olmaz. Eziyete, haksızlığa uğrama duygusu, bunamada, epilepside ve amfetamin türü ilaçların alınması sonucunda da görülebilir. İlaçla ortaya çıktığında geçicidir ancak ilaç bedende etkisini sürdürdüğü varlığını korur. Tedavi Paranoya ciddi bir hastalıktır ve tedavisi kolay değildir. Ne yazık ki, belirtiler genellikle geç fark edilir. Uzun süre hastanın yalnızca kavgacı, huzursuzluk yaratıcı olduğu düşünülür. Öteki davranışları ve inançları olağan, akla uygun olduğu için, kimse akıl hastalığından kuşkulanmaz. Tam anlamıyla ileri bir durum olan paranoid şizofreni, genellikle psikotrop türü ilaçlarla tedavi edilir. Hastaların dörtte biri ilaç tedavisi ve psikoterapiyle belli bir süre sonra iyileşir. Ancak paranoyak özellikler ortadan kalksa da, hasta sürekli tıbbi gözetim altında tutulmalıdır. Kaynak: Netbul.com

toshiba:
yukarıdaki açıklama bilimsel olarak bir doktor tarafından paranoyak teşhisi konulmuş hastalrın özelliklerini açıklıyor.

Fakat benim etrafımda sanki normal bir insanmış gibi yaşayan ama hayatının her anında tuhaf endişelere sahip olan arkadaşlarım var.
Elbette durum tedavi gerektirecek kadar ileri düzeyde diil ama bu insanlar ciddi ciddi bazı olasılıklar üzerinde düşünüyorlar ve bunu fikirlerini normalmiş gibi başka arkadaşlarıyla da paylaştıklarına rastladım.
Farklı tepkiler aldıkları da oluyor tabi.

Örnek vermek gererkirse üzerine doğru gelen bir köpeğe ateş etmek.
ateş eden kişiye sorduğunuzda neden ateş ettin diye
eminim size binlerce kendisine mantıklı gelen sebep sunacaktır ama sonuçta karşısındaki bir köpek ve ona bir taş atsanız hayvan korkup kaçacak.

yanı olaylara farklı açılardan bakan arkadaşlarım var.Bu insanların bana gereksiz gelen hareketleri endişeleri var ama aynı zamanda da bu insanların kendilerine göre mantıklı bana göre mantıksız sebepleri var.

Biraz paranoyak bu insanlar.

sbisi:
Merhaba,
Öncelikle özürdilerim, elimde olmayan nedenlerden dolayı yanıtım epeyce gecikti.
”PARANOYAKLIK” konusu elbette ki bilimsel tabanlı bir sorudur ancak sizin sorunuzu okuduğumda ”PARANOYAKLIK NEDİR?” sorusundan önce ”Normal nedir?” sorusu sorulmalıdır. Sorunuzdan anladığım kadarıyla ”normal” insan ve ”paranoyak insan” olarak iki şekilde guruplaştırmışsınız çevrenizdeki insanları ve ”normal olmayan ama normal görünen ” insanların ”paranoyak” tepkiler verdiğini düşünüyorsunuz? Bu tesbitinizi neye göre yaptınız ki?

PARANOYA hali Psikoloji’nin alanına giriyor ve Psikoloji’ de benim ve sizin çevrenizdeki ”normal” olarak kabul görünen insanlardan pek de uzak bir bilimdalı değil.

ve çok sevdiğim, konuyla ilgili, bir sinema filmi repliği ile bitiriyorum yanıtımı:
Benim paranoyak oluşum arkamda eli bıçaklı bir katil bulunmadığının kesin kanıtı olamaz….

_______________________________
Bilimadami.net Felsefe Bölümü


1 Yanıt, “Paranoyaklık”


  1. 1 ziggy
    Temmuz 28, 2007, 1:55 pm üzerinde

    paranoyaklık konusuna deginilmis olması gercekten benim acımdan sevindirici.Kendim paranoyak bir insanım , ama üniversiteye kadar bu sekilde olmayan normal , supheci olmayan ve birazda hayalperest bir yapım vardı.Ailevi ilişkilerim , ozellikle ailemdeki kisilerin surekli yalan solemesi ve bunu bana inandırmaya calısması , verilen sozler ve hic tutulmayan vaatler ..vb ve hastalıklı insanlarla ( sinsi ve otesi ) birlikte yasamam da bunu hastalık derecesine kadar ilerletti ne yazıkki.Şüphecilikte diyebilecegimiz bu semptomlar kumesi aslında dogru cıkarsımlarda bulunmamı da saglıyor , mesela bir insanın dengesizligini hemen algılayabiliyorum , ama ne yazıkki bunu beynimde besleyip cok buyutuyorum , yani teshis i dogru koyuyor ama o tehlikeyi besleyip icinden cıkılmaz bir hale sokuyorum ( dengesiz bir insan teshisi koyup , allahım bu herseyi yapabilir seklinde ondan herturlu dengesiz hareketi beklemek gibi , aslında onun dengesizliginin bir sınırı oldugunu unutarak).Ozellikle paranoyaklıgın bilincaltı etkilesimlerle dogrudan iliskisi oldugu goruluyor.Bilincim normal calısırken , bilinc altım negtif bir seyi hemen kulagıma fısıldayıveriyor.Bioenerji ustaları bu olayı bilincaltımızda bu negatif durtuyu silip onun yerine baska bir deger koyarak duzeltebileceklerini soluyolar ki , bu hipoteze katılıyorum.Paranoyaklık ; normal bir insan cok kısıtlı ve cok uzun periyotlarla bilincaltıyla etkilesime gecerken , paranoyaklıkta bu periyot daha kısa ve etkilesim zamanı daha uzun oluyor kanımca.Mesela guzel bir ornek ; merhaba nasılsın Xxxxx diye adımı yazan ve sonra da bir cumlede xXXXX diye adımı tekrar yazan bir hatuna , su sekilde bir mail atıyorum , hey neden bu ikisi farklı birbirinin tersi seklinde adımı yazmıssın sanki iki farklı insana hitap ediyorsun diyorum , ve cevap beklenildigi gibi oluyor “sen delisin”.Paranoyaklık kisiligimde ayrıntılara takılıp genel anlamdan kopmamı saglıyor , aslında paranoyaklık ayrıntıyı goruyor ve dogru goruyor genelde ama ne yazıkki genel anlamla bir kopru kurulamıyor tarafımdan.Daha da kotusu ayrıntılarda bogulmanızı saglıyor.Bu sorunumu daha once yenmeyi basarmıstım ama ne yazıkki yeniden ortaya cıktı.Bu ortaya cıkmanın en onemli nedeni ise haytımda guzel hicbirseyin olmaması idi.Frankl tarafından ortaya atılan logoterapi yani freud un dedigi gibi gecmiste bisiyleri duzelmek yerine gelecekte anlamlar bulmak ta belki ise yarayabilir.Ben genetik kısmına katılıyorum , ama olayın en onemli nedeninin cevresel faktorler oldugu kanısındayım.Uzun zaman barlarda yasamıs ta bir insan olarak , cevrenizdeki insanların dengesiz ve ruhsal hastalıklarını iliskilerini kurarken kullandıklarını goruyosunuz.Buda aslında olmayan bir iletisim saglıyor ilgili sahıslarla , gordugunuz bazı belirtilerde paranoyaklıgınızı tetikliyor.Cevresel faktorler bilincaltınızda bir yerlerde uyuyan paranoyaklıgınızı uyadıracabilecek esik enerjisine ulasınca , bilinc yerini bilincaltına birakıyor ne yazıkki , o andan itibaren aslında kendi dunyanızda yasamaya baslıyorsunuz.İnsanlar ogrenme yetilerini gelistirerek yada kullanarak bu paranoyaklıgı yenebilir yada zararsız bir boyuta getirebilir kanımca.Uzun zamandır yaptıgım sey insanlara ” hey ben paranoyagım diyerek ve bunu guzel bir uslupla yaptıgınızda aslında karsı tarafa verdiginiz supheci enerji hali , bir anda enerjisini kaybedior” , bir digeride oncelikle kendinize ” sen hastasın diyerekte bunu gerceklestirebilirsiniz” ve kendi yaptıklarınıza gulerekte .Bu solediklerim bir doktordan ya da bir terapiden cıkarsımlarım diil.bir kac defa doktora gittim ama bana verdikleri iki uc haptan oteye gitmedi.yaklasık 5 yıldırda hap kullanmıyorum.şizofrenlige gelince bu sanırım ilgli kisinin yasadıklarının yanında , kendi beyinsel yetisiylede alakalı ( mesela hayal gucu cok yuksek bir insanın sizofren olma olasılıgı daha yuksek diilmi ).Mesela iliski yasadıgım insan surekli yalan soleyen ve ikiyuzlu bir kisilige sahipti ve ne yazıkki son zamanlarda paranoyaklıgımın yeniden ortaya cıkması bu yuzdendir.Gozlerimle gordugum seyleri solememe ragmen , yuzude kızarsa o o sekilde davranmaya ve hayır demeye devam etti.sonuc ise yakaladıgım yalanlar gercek olarak ispatlanınca , kabul etmesine ragmen kisiliginden vazgecmemesi idi.Anlatmak istedigim bir seyi dogru buluyorsunuz , yani karsınızda ki yalancı biri , ama bunu hey o hep yalar soler boyutuna tasımamak iste paranoyaklık bu noktada devreye giriyor ve size onu tamamen beyninde siyaha boya diyor .ama asıl olan sey herkesin yalan soleyebilecegi ve bunun siddetinde farklar olabilecegi gercegi.Sonuc olarak , ben bu hastalıgı tamamen nasıl yenecegimi biliyorum ama bir turlu bu tedaviye baslayamıyorum.Cunku hayatım tamamen kotu gidiyor , yani onunuzu gorememek zaten bir hastalık.Onumde suzulen en ufak bir isık beni yeniden canlandırmaya ve tamamen kendi kendimi tedavi etmememe neden olacaktır.İnsanlara odaklı yasamamak , kendi olayını yasamak ve ayrıntıları gorup onları ana temayla birlestirebilmek bunlardan sadece bir kacı.nacizane fikrim bu!iyi gunler………!


Yorum Yapın




RSS Bilimadami.NET

  • An error has occurred; the feed is probably down. Try again later.

Sayfalar

 

Ekim 2006
M T W T F S S
« Jul   Nov »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

Blog İstatistikleri

  • 16,937 hits

Top Clicks

  • Hiçbiri

Göze Batanlar

Fotoğraf

OMG ! [ Explore #1 ]

Tree Skirt

Birch Tree @ Grummore Broch

011209: Please let me in Santa, I'm supposed to be on the 'nice' list!

Black Winter 2009 AD

More Photos