Kasım, 2006 için arşiv

18
Nov
06

Periyodik Tablo Siteleri

(**** =Süper *** = Çok iyi, ** = İyi, * = Normal)

18
Nov
06

Mentol

mentol

Mentol deyince insanin aklina genelde ya sakiz ya da kagit mendil gelmekte. Ve bir de mentolün insanin icine verdigi serinlik ve ferahlik duygusu. Tabi tiryakilar icin de mentollü sigara.
Benimse aklima (nedense), yaptigim ilk organik deney (bir de yapmaya calistigim ilk organik deney var ki sonu facianin esiginden dönmüstü, ayri bir hikaye konusu) olan bir yükseltgenme tepkimesi gelmekte.

Okumaya devam edin ‘Mentol’

17
Nov
06

Cam Kanatlı Kelebek ve Böcekseverlere Güzel bir Makro Galerisi

Cam Kanatlı Kelebek

1-Cam kanatlı kelebek (Greta Oto) Amerika’da yaşayan gayet ilginç bir kelebek türü. Adından da anlaşılacağı üzere bu kelebek türünün kanatları şeffaf. Buyrun…

2-Web’de sörf eylerken rastladığım görsel bir şölen daha. Buyrun…

06
Nov
06

But Rossi itiraf etti : “Anlatımı artan genlere hiç bakmamıştık.”

Bu sözler daha önceden E-cadherin genini RNAi yolu ile susturmaya çalışmış bir araşırmacıya ait

RNAi geçtigimiz haftalarda 2006 Fizyoloji ve Tıp Nobel ödülü ile ödüllendirilen, moleküler biyolojide çözülmeyi bekleyen sayisiz gizemli olgulardan sadece bir tanesi.Basit olarak; hücre içerisinde meydana getirilen ya da dogal olarak üretilen çift zincirli RNA molekulleri (susturucu RNA’lar, ing: siRNA) evrimsel olarak korunmuş bir dizi ardışık moleküler olay zinciri ile dizi eşlenigi olan mRNA’ya baglanıp parçalanmasını saglıyor ve böylece gen anlatımında yazılma (transkripsiyon) ötesi bir susturulma saglanmış oluyor.

Long-Cheng Li bir doktora sonrası araştirmacı olarak çalışırken E-cadherin genini RNAi ile susturmak istedi ancak beklediginin aksine E-cadherin genine karşı tasarladıgı yapay RNA’lar bu genin anlatim düzeyini arttırdı! Bu şaşırtıcı sonucu daha önceden belki But Rossi ve onun gibi RNAi kullanan bir çok araştırmacı görüyordu ama belki de hiç bu kadar ciddiye almamışladı…

Cheng Li ise bu tuhaf bulguyu ciddiye aldi ve bir dizi başka genin de anlatım düzeyini benzer biçimde  arttırabildigini duyurdu. Bu gözlem bilim dünyasında süphe ile karşılanadursun, Cheng Li bu bulguyu daha öteye taşıyıp olayin nasıl gerçekleşebilecegini araştırmaya koyuluyor. Olayın dogrulugunun ve RNAi’den bagımsız olup olmadıgının anlasilmasi icin daha başka destekleyici deneylere gereksinimi bulunuyor,ancak erken görüşler yepyeni ve büyüleyici bir moleküler düzenek ile karşı karşıya olabilecegimizi düşündürüyor…

Dogrulugu tatmin edici düzeyde kanıtlandıgı takdirde Li’nin bulguları hem temel bilim insanlarını, hem de RNAi olgusunu moleküler tıp alanında tedaviye yönelik uygulamalarda kullanmayı düşleyenleri hücre karşında bir kez daha düşünmeye zorluyor.

Canlılıgın en temel yapı birimi, moleküler örgüsu her geçen gün biraz daha fazla araştırilınca, karşılaşılabilecek en karmaşık ve büyüleyici düzenek olarak karşımıza çıkıyor.

Bir 21.yy ayrıcalıgı olan hücreyi moleküler düzeyde anlama serüvenimize heyecanımızı yitirmeden devam ediyoruz..!

 

Dagarcık:

  1. Long-Cheng Li, Steven T. Okino, Hong Zhao, Deepa Pookot, Robert F. Place, Shinji Urakami, Hideki Enokida, and Rajvir Dahiya. Small dsRNAs induce transcriptional activation in human cells.(2006) PNAS: 3 Kasım 2006. (doi: 10.1073/pnas.0607015103)

 

  1. Garber Ken.Small RNAs Reveal an Activating Side. (2006)Science:314,741-2.
04
Nov
06

Eski Mısır’da Gebelik Testi

1898 yılında Sir Flinder Petrie adlı bilim adamının ortaya çıkarttığı Kahoun Papirüsü ile 1862 yılında bulunan Smith Papirüsü ve 1873 yılında bulunan Ebers Papirüsü’nde gebelik, idrar hastalıkları, varisler ve gebelik testleriyle ilgili bilgiler yer alıyor. Müzelerde sergilenen papirüslerde yer alan bilgilere göre, hamile şüphesi olan bir kadın her gün sabah idrarıyla biri buğday, diğeri arpa dolu iki torbayı sularmış. Hamilelik şüphesi olmayan bir başka kadın da yine ayrı ayrı buğday ve arpa torbalarını idrarıyla sularmış. Hamilelik şüphesi olan kadının idrarla suladığı buğday ve arpa dolu torbalar, diğer kadının suladığı torbalardan daha önce çimlenirse, hamile olduğu anlaşılırmış. İki kadının suladığı buğday ve arpalar aynı anda çimlenirse hamilelik olmadığı ortaya çıkarmış. Hamile olan kadınların sabah idrarlarında aşırı miktarda hormon bulunduğu için, buğday ve arpa torbaları diğer normal idrarlarla sulananlardan çok daha önce yeşerirmiş. Günümüzde meyve ve sebzenin daha erken sürede yetiştirilmesi için hormon kullanılması da aynı yöntemin bir benzeridir.

Bebeğin Cinsiyeti
Mısırlıların kullandığı yöntemde, doğacak bebeğin cinsiyeti de önceden tesbit edilebiliyordu. Hamile kadının idrarıyla sulanan tohumlardan, buğday taneleri daha önce filizlenirse bebeğin erkek, arpa taneleri daha önce filizlenirse bebeğin kız olacağı anlaşılıyordu.

Prof. Julias Manger, 1933 yılında laboratuvarda kutuların içerisinde kurutma kağıtları üzerine yerleştirdiği buğday ve arpa tanelerini, idrarla sulayıp, Mısırlıların kullandığı gebelik ve cinsiyet belirleme yönteminin doğruluğunu ispat etmiştir. Günümüzde kullanılan gebelik testleri de, kadının idrarındaki hormon sayısının yoğunluğuna göre sonuç verir ve aynı esaslara göre uygulanır.

Prof. Dr. Hulusi Köker de, Mısırlıların kullandığı gebelik testi yönteminin bilimsel olarak doğrulandığını ve hatta bebeğin cinsiyetinin de aynı yöntemle belirlenebildiğini onaylıyor.

Doğum Kontrolü
Mısırlılar, kadında kısırlığın tespiti için rahim ağzına (uteris) akşam yatarken sarmısak veya soğan yerleştirmişler. Sabah kadın uyandığında genzinde sarmısak veya soğan kokusu duyarsa tüplerinin açık olduğu ve gebe kalmasına bir engelin olmadığı anlaşılırdı. Koku duyulmazsa kadının tüplerinin kapalı olduğu, bu nedenle hamile kalamayacağı bilinir ve ayrıca kadının rahminin içerisine paslanmayan metallerden olan altın veya gümüş yüzük konularak gebelik önlenirdi. Arap kervancılar da bu yöntemi öğrenip, uzun çöl seyahatlerinde dişi develerin gebe kalmalarını önlemek için rahimlerinin içerisine temizlenmiş çakıl taşı doldururlardı.

02
Nov
06

Işık Saçan Mantarlar

 

mantarlar

 

Brezilya'da São Paulo yakınlarındaki Ribeira Valley Tourist State Park'da bulunan bu mantarlar hava kararınca yeşil ışık saçıyorlar. Aynı ateş böceğinde olduğu gibi kimyasal bir reaksiyon sonucunda ışık üretmeyi başaran bu mantarlar Mycena cinsine ait yaklaşık 500 mantar türünden biri. Bu mantar cinsinin keşfedilen üyelerinden 33 tanesi ışık üretme yeteneğine sahip.

Kaynak: NGS
Fotoğraf: Rodrigo Baleia

01
Nov
06

Dünyanın En Yaşlı Arısı Bulundu!

Fosil Arı

Melittosphex burmensis Burma'da [Güneydoğu Asya] yaşamış bir arı türü filmlere konu olan klasik hikayedeki kehribar içinde gömülü şekilde bulunmuş ve yaklaşık olarak yüz milyon yıl  boyunca bu tuzağın içinde bilim adamlarının kendisini keşfetmesini beklemiş. Şimdiye kadar keşfedilmiş olanların içinde en eski arı fosili olan bu küçük örneğin şimdiye kadar keşfedilenlerden yaklaşık 35-45 milyon yıl daha eski olduğu belirtiliyor.

National Geographic'in ayrıntılı haberine buradan ulaşabilirsiniz.
Kaynak: NGS / Fotoğraf: NGS




RSS Bilimadami.NET

  • An error has occurred; the feed is probably down. Try again later.

Sayfalar

 

Kasım 2006
M T W T F S S
« Oct   Dec »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Blog İstatistikleri

  • 16,744 hits

Top Clicks

  • Hiçbiri

Göze Batanlar

Fotoğraf

Noviembre

Loch Lomond

Hairy mute - Explored Front Page!

I'm a little teapot!

oh light la la !!

More Photos