İkinci Dünya Savaşı yıllarında Alman savaş pilotlarına uygulanan ozonla terapi kanser, dolaşım bozuklukları, hepatit B ve C gibi viral hastalıklarda iyi sonuçlar veriyor.

Bağışıklık sistemini güçlendiren ve yaşlanmayı geciktiren ozonun mikrop öldürücü özelliği de bulunuyor. İkinci Dünya Savaşı yıllarında da Hitler’in talimatıyla savaş pilotlarına uygulanan ozonun, 150 yıllık insana yönelik kullanım öyküsünde alınan başarılı sonuçlar, giderek yaygınlık kazanmasına yol açtı.
İlk kez 1856’da mikrop öldürücü özelliği fark edilen, Dr. Albert Wolf tarafından 1. Dünya Savaşında kangren ve savaş yaralarına karşı kullanılan, Türkiye’de de uygulanmasına başlanan “vücudu oksijene boğmak” olarak adlandırılan ozonla terapi, yaşlanmayı geciktirici, dolaşım hastalıklarını tedavi edici, bağışıklık sistemini aktive ederek kanserle mücadele ile Hepatit B ve C’de olumlu sonuçlar veren, iyi bir mikrop öldürücü özelliğe sahip.
Ozonun oksijenin bir formu olduğunu söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Şevkullah Bal, Normal şartlarda yeryüzünde az bulunan ve stratosferde güneş ışınlarını süzdüğü için çok önemli olan ozonun, dünyada 1980’lerden itibaren tıbbi tedavide kullanıldığını söyledi. Ozonun insan vücudunda iki önemli etkisi bulunduğuna işaret eden Dr. Bal, dokuların fazlasıyla oksijenize edilmesinin yanında antioksidan sistemi aktive ettiğini bildirdi. Okumaya devam edin ‘Oksijen mucizesi’




