'Genel' kategorisi için arşiv

05
Tem
07

Cırcır Böceğinden Termometre

Oecanthus fultoni

Evet yanlış duymadınız. Cırcır böceklerinden hava sıcaklığını tahmin etmek mümkün. Olayın temeli erkek cırcır böceğinin hava sıcaklığının artışına vızıldamasındaki artışla karşılık vermesi temeline dayanıyor. Özellikle eğer bulabilirseniz Oecanthus fultoni türünden çok daha hassas termometre olmakta. :] İşte size termometrenin yapılış şekli:

  • Önce bir adet cırcır böceği buluyoruz. Vızır vızır ötenler erkek oluyor.
  • 14 saniye’de kaç kere ses çıkardığını hesaplıyoruz.
  • Bulduğumuz sayıya 38 ekliyoruz.
  • Bu bize fahrenheit cinsinden sıcaklığı veriyor.
  • Aslında bu yeni keşfedilmiş olay değil. Amerikalı bir fizikçi olan Amos Dolbear tarafından 1897 yılında keşfedilmiş ve Dolbear yasası olarak biliniyor. Bkz: Dolbear’s Law
    Kuzey Amerika’daki cırcır böceklerini vs. inceleyen ve seslerini kaydeden cırcır böceği uzmanı etimolog Dr. Thomas Walker’in web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

    Tabi unutmamak gerekiyor ki bu sadece 45 Fahrenheit’in üstündeki sıcaklıklarda geçerli bir kural. 45 F derecenin altında cırcırböcekleri tembelleşiyor. Eğer sıcaklık 90 F’nin üzerine çıkarsa bu sefer de cırcır böcekleri enerjilerini korumak için daha az ses çıkarıyorlar.

    29
    Haz
    07

    RSS Nedir?

    RSS (Really Simple Syndication) kullanımı henüz ülkemizde istenilen seviyeye gelmemiş çok değerli bir teknoloji. Özellikle blogların yaygınlaşması, bilgi akışının İnternet’in “bilgi otoyolu” yakıştırmasını daha bir haketmesini sağlarcasına müthiş hızlara ulaşması RSS teknolojisini çağımızın en önemli teknolojilerinden biri haline getirdi.

    http://www.metacafe.com/watch/534917/rss_nedir/

    Türker Keskinpala’nın popüler blog’u okyanus ötesi‘nde sesli video anlatımıyla beraber gayet anlaşılır bir biçimde anlatılmış.
    Sitemiz takipçilerine faydalı olması dileğiyle…
    İlgili yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

    Sitemizin RSS adresi: http://feeds.feedburner.com/bilimadami

    14
    Haz
    07

    Lineer Psikoloji – [Mehmet Kara]

    Sitemiz takipçilerinden Mehmet Bey’in okuyucularımızla paylaşmak adına geçtiğimiz günlerde tarafıma gönderdiği bir makaleyi sizlerle paylaşmak istedim.
    -Emre Otlu


    Lineer Psikoloji

    Lineer psikoloji çalışması psikolojinin lineer olduğunu anlatmaz. Bu çalışma lineer cebrin ele aldığı konular yardımıyla insan kaynaklı olup, yine insanları etkileyen ve belli bir zaman sürecinde meydana gelen olayları sayısal değerlerle ifade etmeye çalışmıştır. Psikoloji ifadesi, çalışma insan kaynaklı olayları incelediği için kullanılmıştır. Lineer psikolojinin gerekliliği; insanları etkileyen olaylara, duygulara, düşüncelere yöneltilen reel bir bakış açısının yokluğundan doğmuştur.
    Lineer psikolojinin mantığında şu önerme vardır: Bir insanın tek başına yaşadığı bir günün bile dünya üzerinde bir etkisi, dünya için bir önemi vardır. Lineer psikolojinin araştırdığı problem ise şudur: İnsan kaynaklı olup insanları belli bir zaman miktarında etkileyen olayların, duygu ve düşüncelerin önemi, etkisi veya bıraktığı iz dünya için ve dünyaya göre olayı yaşayanlar için ne kadardır? Lineer psikolojinin araştırdığı olayların kapsamı; boşanma olayları, kavga olayları, evlenme, trafik kazası, sohbet, piknik, çalışma, eğitim, kitap okuma olayları, duygu ve düşünce kaynaklı olaylar ve bunların haber olayları gibi insan kaynaklı olup yine insanın etkilendiği ve tabi ki bunun belli bir zaman aldığı olaylar olarak belirtilebilir. Etki kelimesi, insanın beş duyusundan herhangi biriyle algılanan her şeyin insana etkidiği kabulünü temsil etmiştir. Sadece unutulmuş olaylar hesaplanamaz. Bir olayı bir kişi bile hatırlıyorsa olayın dünya için bir önemi, bir etkisi veya bıraktığı bir iz vardır. Okumaya devam edin ‘Lineer Psikoloji – [Mehmet Kara]‘

    12
    Haz
    07

    Pi’nin Gizemi

    Pi Sayısıyla ilgili ilginç bir video klip.

    http://www.youtube.com/watch?v=27OQfd_Sq4c&NR=1

    01
    May
    07

    Etkinlik: İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Amatör Astronomlar Kulübü (24 Mayıs – 25 Mayıs)

    24-25 Mayıs’da yapılacak etkinlik programı şöyle;

    24 Mayıs Perşembe

    16:00 – 16:15 Açılış,
    İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Amatör Astronomlar Kulübü (AAK) Tanıtımı
    16:15 – 16:40 Ankara Üniversitesi Astronomi Araştırma Topluluğu (Asart),
    Erciyes Üniversitesi Astronomi Kulübü (Aster),
    Başken Üniversitesi Astronomi Topluluğu (AAT),
    Tanıtımları
    16:50 – 17:20 Amatör Astronomi “Özgecan Önal”
    17:30 – 18:00 Işık Kirliliği “H. Rabia Selçukbiricik, Meryem Sağır”
    18:10 – 18:40 Eski Medeniyetlerde Ay Tutulmaları “Gaye Danışan”
    18:50 – 19:20 3 Mart 2007 Tam Ay Tutulması ve Krater Zamanlaması Deneyi “Orkun Gökçeoğlu”
    19:30 – 20:00 NASA’nın Ay Meteorları Gözlemcileri Ağı Projesi “R. Özgür Altun”
    20:10 – 20:40 Ev Yapımı Magnetometrelerle Güneş Aktivitesinin Takibi “Serkan Yıldız, M. Hande Tamer”

    NOT: İlköğretim Öğrencilerine Yönelik olarak:

    17:00 – 17:30 Güneş Sistemi ve Evren “Özge Avcıl”
    17:40 – 18:10 SOHO’nun Gözü İle Güneş’imiz “Metin Can Sarıkaya”
    18:20 -18:50 Gözlemevi Gezisi

    25 Mayıs Cuma

    17:00 – 17:30 Geçmişten Günümüze Teleskoplar “Araş. Gör. Sinan Aliş”
    17:40 – 18:10 Amatör Teleskop Yapımı (ATM_Türk) “Uğur İkizler”
    18:20 – 18:50 Gözlemevi Yapımı “Doç. Dr. Talat Saygaç”
    19:00 – 19:30 Astrofotoğrafi ve Görüntü İşleme – I “Tuğrul Uşşaklı”
    19:40 – 20:10 Astrofotoğrafi ve Görüntü İşleme _ II “Tuğrul Uşşaklı”
    20:20 – 22:00 Kokteyl, Gece Gözlemi ve Kapanış

    NOT: İlköğretim Öğrencilerine Yönelik olarak:

    17:30 – 18:00 Takımyıldızları ve Mitoloji “Betül Karpuzoğlu, Neslihan Kuyucu”
    18:10 – 18:40 Yıldızların Yaşamı “Neslihan Kuyucu, Betül Karpuzoğlu”
    18:50 -19:20 Başka “Dünya”lar “Onur Şatır”

    Yer: İ.Ü. Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü, İ.Ü. Merkez Kampüsü, Beyazıt
    Tel: 0212 440 00 00 (10292) Fax: 0212 440 03 70 Adres: İ.Ü. Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü 34119 Üniversite-İstanbul
    e-mail: iuffaak@gmail.com

    27
    Şub
    07

    Oksijen mucizesi

    İkinci Dünya Savaşı yıllarında Alman savaş pilotlarına uygulanan ozonla terapi kanser, dolaşım bozuklukları, hepatit B ve C gibi viral hastalıklarda iyi sonuçlar veriyor.

    Oksijen

    Bağışıklık sistemini güçlendiren ve yaşlanmayı geciktiren ozonun mikrop öldürücü özelliği de bulunuyor. İkinci Dünya Savaşı yıllarında da Hitler’in talimatıyla savaş pilotlarına uygulanan ozonun, 150 yıllık insana yönelik kullanım öyküsünde alınan başarılı sonuçlar, giderek yaygınlık kazanmasına yol açtı.

    İlk kez 1856’da mikrop öldürücü özelliği fark edilen, Dr. Albert Wolf tarafından 1. Dünya Savaşında kangren ve savaş yaralarına karşı kullanılan, Türkiye’de de uygulanmasına başlanan “vücudu oksijene boğmak” olarak adlandırılan ozonla terapi, yaşlanmayı geciktirici, dolaşım hastalıklarını tedavi edici, bağışıklık sistemini aktive ederek kanserle mücadele ile Hepatit B ve C’de olumlu sonuçlar veren, iyi bir mikrop öldürücü özelliğe sahip.
    Ozonun oksijenin bir formu olduğunu söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Şevkullah Bal, Normal şartlarda yeryüzünde az bulunan ve stratosferde güneş ışınlarını süzdüğü için çok önemli olan ozonun, dünyada 1980’lerden itibaren tıbbi tedavide kullanıldığını söyledi. Ozonun insan vücudunda iki önemli etkisi bulunduğuna işaret eden Dr. Bal, dokuların fazlasıyla oksijenize edilmesinin yanında antioksidan sistemi aktive ettiğini bildirdi. Okumaya devam edin ‘Oksijen mucizesi’

    27
    Şub
    07

    700 yıllık Türk ırkı kuşlar yok ediliyor

    Türkiye’ye ait olan ‘Sebap’, ‘Hünkari’ ve ‘Selçuklu’ başta olmak üzere güvercin ırklarının bozulmaya başladığı bildirildi.

    Türkiye’ye ait olan “Sebap”, “Hünkari” ve “Selçuklu” başta olmak üzere güvercin ırklarının bozulmaya başladığı ve çeşitli yollarla yurtdışına çıkarılarak bazı ülkelerce sahiplenilmeye çalışıldığı, bu sürecin önüne geçilmesi ve korunmasının sağlanması amacıyla tescillendirilmesi gerektiği bildirildi.

    Mersin Güvercin Yetiştiricileri Derneği Başkanı Yaşar Başer, Türk tarihinde yaklaşık 700 yıllık geçmişe sahip olan güvercin yetiştiriciliğinin ülke genelinde 10 milyondan fazla meraklısı bulunduğunu söyledi. Türkiye’ye ait olan, başta “Sebap”, “Hünkar”, “Selçuklu”, “Adana” ve “Ankut” gibi 50 civarında ırk bulunduğunu ifade eden Başer, çoğunun bilinçsiz yapılan çiftleştirmeler nedeniyle ırksal bozulma sürecine girdiğini ve özelliklerini yitirmeye başladığını öne sürdü ve şöyle konuştu: “Türkiye’nin 700 yıllık kültürel mirası, yanlış çiftleştirme nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu nedenle üreticiler, uzmanlardan oluşturulacak birim tarafından denetlenmelidir. Irklarımızın bir başka sorunu ise gerek gurbetçiler gerekse yurt dışından gelen güvercin meraklılarının götürmesiyle başlıyor. Yurt dışında giderek sayısı artan ve temeli Türkiye’ye ait olan cinsteki güvercinler, başka ülkelerce sahiplenilmeye çalışılıyor. Özellikle Avrupa ülkelerinde, düzenlenen festivallere bize ait güvercin ırklarıyla yaygın olarak katılım gözleniyor. Bu ülkelerin, tescillendirme girişimlerini başlatacağı endişesini taşıyoruz.” Okumaya devam edin ’700 yıllık Türk ırkı kuşlar yok ediliyor’

    17
    Oca
    07

    ‘Soğutulmuş’ fareler daha uzun ömürlü oluyor

    Genetik mühendisliği yöntemleriyle vücut sıcaklığı düşürülmüş fareler daha uzun yaşıyorlar.

    fare

    ABD’deki Scripps Araştırma Enstitüsü’nden bir araştırma grubu, vücut sıcaklığının yaşam süresini etkilediğini tespit etti. Araştırma kapsamında fareleri kullanan araştırmacılar, vücut sıcaklığının yarım derece düşürülmüş farelerin daha uzun yaşadıklarını ortaya çıkardı.

    Fare beyninin hipotalamusundaki, vücut sıcaklığını kontrol eden bölgeye genetik mühendisliği yöntemleriyle müdahale ederek, sıcaklığı yarım derece azaltmayı başarmış araştırma grubu, “soğutulmuş” dişi farelerin %20, erkek farelerin ise %12 daha uzun yaşadıklarını tespit etti.

    Fareler üzerinde yapılmış araştırma ile kıyaslandığında, insan vücudu sıcaklığını yarım derece azaltarak 37′den 36,5 santigrad dereceye indirmek, insanlara 7-8 yıl daha uzun yaşama süresi kazandırabilir.
    Kaynak : nature.com

    17
    Oca
    07

    Bir yüzgeç, bir uzuv, bir kanat

    Adım adım evrimin izini süren araştırmacılar, genlerden oluşan alet çantasının gerek basit gerekse karmaşık yapıları şekillendirebildiğini keşfediyor.

    Evrim kuramının babası yarattığı çocuk için endişeleniyordu. Charles Darwin’i doğadaki -göz gibi- çok karmaşık yapıların nasıl oluştuğunu açıklamanın zorluğundan daha çok kaygılandıran bir şey yoktu. 1860 yılında bir dostuna, “Göz denildiğinde bugün hâlâ ürperiyorum” diye yazmıştı.
    Günümüzde biyologlar yaşamın karmaşıklığının kökenini anlamaya başladı. Gözün hassas optik düzeneği, kolun ustalıklı mühendisliği, bir çiçeğin ya da bir tüyün mimarisi, tek bir organizma içinde trilyonlarca hücrenin eşgüdümlü çalışmasını sağlayan koreografi…

    null

    İşin özü oldukça açık: Doğanın tüm bu harikaları -şu ya da bu şekilde- evrimleşti. Son 40 yıldır doğanın karmaşık yapıları içinde pek de dikkat çekmeyen bakterilerin fırdönen kamçıları üzerine çalışan, Harvard Üniversitesi araştırmacılarından Howard Berg, “Evrimin temelindeki düşünce mükemmel, güzel ve yalın,” diyor.
    “Özünde şu yatıyor; etrafta dolaşıyor ve birşeyleri değiştiriyorsunuz. Sonra, ‘Bu benim hayatta kalmam yönünden bir yarar sağladı mı, sağlamadı mı? diye soruyorsunuz. Sağlamadıysa o bireyler ölüyor ve bu düşünce kayboluyor. Eğer başarılıysa bireyler başarı sağlıyor. Çevrede dolaşmayı ve gelişmeyi sürdürüyorsunuz. Olağanüstü güçlü bir teknik.” Okumaya devam edin ‘Bir yüzgeç, bir uzuv, bir kanat’

    17
    Oca
    07

    Köstebekler yaşlanmaya çare olacak

    Bilim insanları, köstebeklerin hücre bozulmasına karşı geliştirdiği vücut direncinden insanlarda yaşlılığı yavaşlatan karşı kür geliştirmekte yararlanacak.

    Bilim insanları, tüysüz köstebeklerin hücre yenileme süreçlerinden yaşlılığı önlemek amacıyla yararlanacak. Yaklaşık 10 santimetre boyundaki tüysüz köstebekler, kendi ebatlarındaki diğer kemirgenlerden daha uzun yaşıyor, birçoğu en az 30 yaşını görebiliyor. Köstebekleri inceleyen bilim insanları, bu hayvanların hücre dejenerasyonuna karşı dirençli olduklarını ortaya çıkardı.

    Araştırmayı yürüten City College of New York uzmanı Rochelle Buffenstein, tüysüz köstebeklerin geç yaşlanmaya başladıklarını ve hücre dejenerasyonunun geç başlamasının yaşlanmayı önlenmesinde yararlanılacağını belirtti.

    null

    OKSİJEN AYRIŞMASI
    İnsanlar ve hayvanlarda, oksijen atomlarına ayrılarak düzensiz elektronlardan meydana gelen serbest radikaller oluşturuyor. Bunu önlemek için vücutta elektron dengesi değişmesi gerekiyor ve bu da hücrelere zarar veriyor. Antioksidanlar işte bu oksijen ayrışmasına bağlı serbest radikalleri önlediği ve elektron dengesini sağladığı için hücre yaşlanmasına karşı iyi geliyor.

    Buffenstein, deneyinde 2 yaşındaki tüysüz köstebek ile 4 aylık fareyi karşılaştırdı. Köstebekte, daha fazla oksijen ayrışması, karaciğer ve böbrekte daha fazla DNA ve protein hasarı tespit edildi. Hatta, köstebeklerde oksidasyon ayrışmasını dengeleyici daha az unsura rastlandı. Ancak, köstebekler daha uzun yaşamayı başarıyor.

    Tüysüz köstebeklerin, hücre yaşlanması sebebi oksijen ayrışmasına karşı, serbest radikalleri daha iyi idare ettikleri düşünülüyor. Buffenstein, köstebeklerin oksijen ayrışmasına karşı bir tür mekanizma geliştirdiklerini vurguluyor.

    KÖSTEBEKLERİN İLGİNÇ YAŞAMLARI
    Yerin altında oydukları kovuklarda yaşayan köstebekler, çoğu zaman yüzeye çıkmıyorlar. Kör olan köstebekler genellikle nüfusu 300’ü bulan koloniler halinde yaşıyor. Kolonilerinden tuvalet ihtiyaçlarını ayrı bir yerde gideriyor, dışkılarını yaşam alanlarına sokmuyorlar.




    RSS Bilimadami.NET

    • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.

    Sayfalar

     

    Mayıs 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Tem    
     123456
    78910111213
    14151617181920
    21222324252627
    28293031  

    Blog İstatistikleri

    • 27,648 hits

    Top Clicks

    • Hiçbiri

    Göze Batanlar

    Fotoğraf

    Midu - Summer 2012 (Explored #1 - May 25th)

    Rainbow and Sunlight, Yorkshire Dales (Explored)

    Happy Fence Friday!

    Phidippus insignarius

    la soledad domesticada

    More Photos

    Takip Et

    Get every new post delivered to your Inbox.